ah, küçücük gemi, sulara attın şimdi kendini, delisin 
ah, yakarlar seni, dönmezsin bir daha geri, delisin 

ah, peşimde rüzgâr, ne yağmurlar dost ne bir kıyı var, deliyim 
ah, düşlerim kaldı, yalnızım düşlerim kaldı, deliyim 

kime sorsam dönüşüm yok 
nereye gitsem mavi 
yelkenimde deli rüzgâr 
her yanım tuz, deliyim 

ah, yaralı kalbin, yanıp gidecek yaralı kalbin, delisin 
ah, küçücük gemi, dönmezsin bir daha geri, delisin 

ah, deniz olayım, tuzumu rüzgârda savurayım, deliyim 
ah, ne yelken ne yel, köpüklerde kaybolayım, deliyim

kime sorsam dönüşüm yok 
her gemi biraz deniz 
her yanım mavi, her yanım yel 
her yanım tuz, deliyim

bazen insan bir ayakkabı çivisi gibi batar kendine, şarabıyla batar,mutsuzluğuyla batar, neşesi hüznüne batar,konuşması susmasına batar.

 

Timestamp: 1368622017

bazen insan bir ayakkabı çivisi gibi batar kendine, şarabıyla batar,mutsuzluğuyla batar, neşesi hüznüne batar,konuşması susmasına batar.

 

gormebicimleri:

yanlış kapıların ardındasındır bazen. kapıların ardındalık yeterince dramatik değilmiş gibi sanki.

(hafif abi’nin notu)

(Source: ihaventgotatumblrtowear)

Timestamp: 1368617385

gormebicimleri:

yanlış kapıların ardındasındır bazen. kapıların ardındalık yeterince dramatik değilmiş gibi sanki.

(hafif abi’nin notu)

(Source: ihaventgotatumblrtowear)

(Source: dooming, via cinematografo)

Karzan Kader’in bu masumiyet doruğu filmini 15.Eskişehir Film Festivali kapsamında bugün izleyebildim.Zana ve Dana adındaki Irak’ta yaşayan iki erkek kardeşin Süpermen’i bulabilmek adına Amerika yoluna düşüşlerini ve birbirlerinden başka kimselerinin olmadığını anlatan ve bunu yaparken çoğu zaman sizi gülümsetip hatta kahkahalara boğuyorken yer yerde gözyaşlarınızı ince ince yanağınızdan aşağıya sürükleyen bu sevgi dolu filmi mutlaka izlemelisiniz.

Timestamp: 1368202218

Karzan Kader’in bu masumiyet doruğu filmini 15.Eskişehir Film Festivali kapsamında bugün izleyebildim.Zana ve Dana adındaki Irak’ta yaşayan iki erkek kardeşin Süpermen’i bulabilmek adına Amerika yoluna düşüşlerini ve birbirlerinden başka kimselerinin olmadığını anlatan ve bunu yaparken çoğu zaman sizi gülümsetip hatta kahkahalara boğuyorken yer yerde gözyaşlarınızı ince ince yanağınızdan aşağıya sürükleyen bu sevgi dolu filmi mutlaka izlemelisiniz.

Marc Chagall - The Promenade

Timestamp: 1368139528

Marc Chagall - The Promenade

Birthday Bulls!

Timestamp: 1366748538

Birthday Bulls!

Satranç Dersleri VI

bu hüznün 
mesnevisi yazılmadı 
gürbüz tarhlar öldü 
o ceylanda 
bir kaç minyatür 
mütekeddir 
-de bana bu esrime 
bu koygun minyatür yalnızlığından 
başka nedir-oysa 
kocamandır aşk 

usanç 
hep eksiler alanında 
olup biten bir şeydir 
parçala bu trajik geçidi 
o taşı sür ey insan 
taşı taş-çünkü saat 
sınanan bir süreçtir ve atlar 
yanıldıklarında 
kaygan 
o karangu duvarına çarpıp kuşkunun 
düşer ölü atlar 

çünkü satrançta 
çünkü orada ve burada 
her zaman 
öğretidir zaman 
aşkın da 
katları vardır-kadim 
kabarık bir öyküdür alınyazısı 

ey aşk 
elbet başındasındır bela kitabının 
ne çok dilin var 
gece ki anlamadı 
şu anda 

ibrahim ve ishak 
yargıç yok taşı kim atacak 
leyla bilmez mi gerekli olduğunu 
diye döğünüp duran 
gece ki ey gece 
o külli aynalar 
seni ararlar 
ıssız bir hat fotoğrafın 
dan sana çıktım 

oynanan 
göstermelik bir sonoyunuydu 
aldandın 
ağır taşlar verdik 
…ve ay seni bulduğunda 
yani ki kanıtladığında kendini 
ben 
müthiş bir başlık atacağım 
şiirime 
sevgili gecem diye 

İlhami Çiçek

Hiçbir Yere Varmayan Masal

Küçük bir çocukken düşünürdüm ‘koca dünya benim için var olmuş’ diye.Yılların bana öğrettiği ve insanların ‘büyüme’ olarak adlandırdığı tek şey bu düşüncemin koca bir aldanıştan ibaret olduğuydu.

Dünya benim olmaktan çıkmıştı, kayıplarımın büyük mezarlığına dönüşüvermişti.Ben bunların hiçbirine daha anlam veremeden yitirmiştim kahramanlığımı, kaybettiklerimin gölgesinde.

Bitmişti rüya, gerçeğe dönüş başlıyordu.

İstiyordum, olmuyordu.İstiyordum, alamıyordum.İstiyordum, olamıyordum.

Hiçbir şey.

Hiçbir kimseyi.

Hiç kimse.

Daha sonrasında vazgeçtim arzulayan yanımdan.

Erkan Oğur-İki keklik 

 Katlanılamayacak kadar zor,altından kalkamayacak kadar zor.Sevdiğimin ölümü sevdiklerimin ölümüyle eşdeğer gibi.Gideni düşünmeden edemiyorum.Kalanın hali beni kahrediyor.Birlikte geçirilen zor bir ömrün ardından düzlükteki terk ediş.Beraber taşınan bavullardan birine giriş.Çok acı.Allah’ım ne kadar büyük bir acı.Bahçesini yaptı,çadırını kurdular.Çadırını kurdular ölüsünün ardından ağıtlar yakmak için.Bir ömrü biçtiler bahçesinden.Pencereden izledi belki, ağladı kadıncağızım.Kabullenemeden gitti can yoldaşı.Durdurup soramıyor ki ‘nereye be adam?’ diye.Soramadığının hüznü hala sesinde.Güzelim gözleri küçülmüştür şimdi acıdan,yaştan.Uzanıp gözlerini öpemem.Öpemediğim yakar içimi.

Bununda acısıyla başlarım duaya ‘Allah’ım sevdiğim herkesten önce al canımı.’

Bende tarçın sende ıhlamur kokusu.